Hayalimdeki Yolculuk
”Hayalimdeki Yolculuk” yarışması sona erdi ve Çağdaş Evliyalar yola çıktı.
Sırasıyla Brüksel, Paris, Zürih, Cenova, Floransa, Roma ve Venedik güzergahını takip edip 27 Temmuz 2011 akşamı İstanbul’a döndüler. 7 gece 8 gün süren bu seyahat programıyla hayallerindeki yolculuğu gerçekleştirdiler. Web sitemizde Çağdaş Evliya Çelebilerin seyahatlerine ilişkin izlenimlerini yazı, fotoğraf ve videolarla takip edebilirsiniz. Çağdaş Evliya Çelebilerin seyahat notlarına blogumuzdan ve Hayalimdeki Yolculuk sitesinden ulaşabilirsiniz.
İsviçre
Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptık ve Zürih’teki otelimizden Cenova’ya gitmek üzere ayrıldık. Zürihin ihtişamını, doğasını ve kokusunu ne kadar anlatsam az demiştim günlerce. Ama İsviçre bırakmıyor sizi hemen öyle, kolay değil diyor adeta.
Zürih’ten ayrıldıktan sonra alabildiğine yeşil, küçük küçük yerleşkeler dikkatimi çekti. Daha önce hiç görmediğim mavilikte akan dereler gördüm. Yolculuk süresince İsviçre’den ayrıldığımız her metrede şimdiden özlem duymaya başlamıştım resmen. Şehir kalabalığında, gürültüde, göz gözü görmeyen egzoz dumanlarıyla kaplı büyük kentlerden sıyrılma adına bu küçük yerleri tekrar görme adına kendime ufak bi söz verdim. Ama ne yeşillik, ne maviliktir bu. Devamı…
K. Hakan Yıldırım
——————————————————————————————————————————————–
Kalbimi Venedik’te Buldum
Yarışmaya katıldığım Heidelberg Hikayesi adlı videomda kalbimi Heidelberg’de kaybettiğimi anlatmıştım. Sonunda onu Venedik’te buldum ama geri götürmek içimden gelmedi ve en kısa zamanda tekrar gelebilmek için onu kanalın derin sularına bıraktım. Çağdaş Çelebiler Avrupa’da unutulmaz bir seyahat yaptılar. Projenin devamı geziye katılan – katılamayan tüm Çelebilerin en büyük beklentisi. Seyahatimizi sizlere anlatmak için lafı fazla uzatmadan kısa kısa notlarla yazıma devam ediyorum.
Brüksel’in en önemli simgesi Peeing Boy- İşeyen Çocuk heykeli. Eğer gidecek olursanız waffle ve soslu midye yemeden dönmemenizi tavsiye ederim. Çikolata konusunda da en az İsviçre kadar iddialı. Devamı…
Labella
——————————————————————————————————————————————–
Tüm Yollar Roma’ya Çıkar
Nihayet biz de Floransa’yı geride bırakıp ayçiçeği tarlaları, at çiftlikleri kayıp giderken yol kenarından, Roma’ya varıyoruz.. Ve gezinin en çok beklediğim kısmı geliyor…
Romadayız işte! Yüzümde geniş bir gülümsemeyle geziyorum Roma sokaklarında, peşimizi burda da bırakmayan yağmura aldırmayarak. Üstü açık tur otobüsleriyle şehir turuna çıkıyoruz,ne tarafa bakacağımı, neyin fotoğrafını çekeceğimi şaşırıyorum, heykeller diyarı Roma’da. İlk durağımız gladyatörlerin mekanı, 2000 yıllık meşhur Kolezyum, zamanda yolculuk yapıyoruz adeta. Modern gladyatörler 5 euro istiyorlar fotoğraf çektirmek için kendileriyle. Devamı…
Amber Güneysel
——————————————————————————————————————————————-
How i wish u were here!
Paris’te gece 22.50; Notre Dame De Sion etrafında bir Türk restoranında oturmuş tavuk döner yiyoruz, fonda tanıdık bir ezgi, Pink Floyd, “how i wish you were here” yanımızda olamayan ama özlemini çektiğimiz dostlar düşüyor aklımıza… Döndüğümüzde onlara gülerek anlatacağız Paris metrosunda nasıl kaybolduğumuzu, artı Eyfel’in kuyruklarında saatlerce beklediğimizi, ünlüler mezarlığında Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’ın mezarlarını ziyaret ettiğimizi Eyfel’in en üstünde, altında, bilumum her yerinde fotoğraflar çektiğimizi, Victor Hugo’un Boudelaire’nin bir zamanlar yürüdüğü sokaklarda yürüdüğümüzü… Devamı…
Amber Güneysel
——————————————————————————————————————————————
Cenova
İtalya’da hiç sıkılmazsınız. Hiçbir şey yapmasanız bile İtalyanca’nın dalgalı akışında yüzerek eğlenebilirsiniz. Pizza restoranına gittik. 4 sayfa pizza menüsü vardı. İngilizce bilmeyen garsonlara hem şaşırdık, hem de dilleri o kadar hoşumuza gitti ki, söylediklerini sürekli tekrar etmekten kendimizi alamadık.
Çok yağmur yağıyordu ama sorun kabul etmedik keyfimize baktık. 4 top dondurma aldık ama yerken yorulduk. Kocamandı. İlk kez mentollü ve Nutellalı dondurma yedim. Yemek, dans, eğlence… İtalya bu demek. Sokaklarda aykırı tiplere rastlamak olası. Devamı…
Pelin & Sibel
——————————————————————————————————————————————
Keşke
Hayatımın en tatlı anılarını yaşıyorum şu an. Yeni denizlere yelken açıyoruz her yeni gün. Her yeni deniz ise yepyeni bir dünya. Kültürler başka, renkler başka. İnanılan Tanrı bir. Tanrıya açılan eller aynı amaç için yükselmekte gökyüzüne.
Avrupa gezisi ulaşılması mümkün olmayan bir hayaldi benim için küçücük dünyamın bir köşesine atılan. British Council ekibiyle tanışmamla elleri değdi birilerinin o tozlu raflara. Hayallerin tozu alındı ve kırmızı bir halıyla çıktık sanki yola. Ne büyük bir organizasyon, ne sıcak bir ortam. Herkes, her şey özenle elenip dokunmuş adeta. Çok şanslı hissediyorum kendimi, çok. Erasmus değişim programını kazanamayınca Avrupa’yı keşfetme hayalimi sildiğim bir anda yepyeni bir perde açıldı hayatıma.
Avrupa Birliği’nin iki yüzü göründü bana. Devamı…
Sibel Tartut
——————————————————————————————————————————————-
Umutlarla dolu yeni bir günden merhaba herkese yeniden.
Şu an Floransa’dan Roma’ya gitmek için koyulduk yola. Dalarken pencereden uzakta kalan anılara, hostesimiz Gabbi’nin kahkahaları giriyor araya. Halis ve Murat Hocam ve Berrak Hanım’la günün organizasyonunu ayarlamaya çalışıyorlar. Kimi arkadaşlar uyuyor, kimisi de okuyor bir şeyler. Küçücük otobüse kocaman dünyalar, hayaller sıkışmış adeta. Gezgin ruhu ile dolu dolu Çelebiler, birbirinden güzel fotoğraflar, hatırlarda kalan anılar… Ah… Bu yolculuk, bu seyahat hiç bitmesin isterdim… Ama bitiyor işte. Belçika, Paris, Zürih ve Genova gibi Floransa da el sallıyor arkamızdan tatlı bir tebessümle. Devamı…
Sibel Tartut
——————————————————————————————————————————————-
Büyülü Şehrin Efsanesi
Hızlı tren ile Venedik yolundayız şu an. Birbirinden farklı yüzlerce insan aynı trende. Kimisinin gözleri dalıyor pencereden uzaklara Sade’miz gibi. Kimileri ise kahkahalar atıyor trenin sessizliğine hükmeden. Hakan ve Ecem kahramanı oldu Avrupa gezimizin. Her adımda espriler geliyor Çelebiler’e. Yer yer kulaklarımız tıkanıyor basıncın etkisiyle. Şu an MOntres Metin’le bunu tartışıyor, bir yandan da sizlere yazıyoruz.
Gelelim bugüne: Bugün Roma’daydık. Buram buram tarih kokan Roma. Heykellerle renk gelmiş bu şehre. Daldığımız sokaklar sonu olmayan bir zaman tüneline sokuyordu bizi adeta. Devamı…
Sibel Tartut
——————————————————————————————————————————————-
Zürih ve İtalya Notları
Bir buçuk iki saat süren feribot gezisiyle Zürih’i seyrettik.Ulaşım imkanları hepimizi şaşkına çevirdi diyebilirim. Nüfus çok az olmasına rağmen toplu taşıma araçlarına harcanan para, ve hizmetler hayatın burada neden ekstra pahalı olduğunu açıklyor. Fotoğraftakiler feribot gezisinde beraber olduğumuz Amerikalı aile…Çok sıcakkanlı ve konuşkan insanlar. Çocuklar da çok tatlıydı. Maşallah. Devamı…
Zeynep Serdar
——————————————————————————————————————————————
Bir masalın romana dönüş hikayesi
Bir masal düşledim içinde onlarca kahramanı olan.Bir peri masalı düşledim. Pinokyo’sunun, Heidi’sinin cıvıltılarıyla Alp Dağları’na tırmadıgım gizemli bir masal… Yalandan uzak bir dünya verdim Pinokyo’ya İtalya sokaklarında… Beyaz atlı prensimin izini sürdüm aslında. Ne Romeolar gördüm, ne Julietler takıldı kalemimin ucuna. Öyle böyle akıp gitti zaman işte ve her doğan günde yeni kahramanlar ekledim Avrupa Masalıma… İsviçre’de altın saçlı Christina ve ailesi. Cenevre’de dansıyla bizi büyüleyen Mario; Roma’da ise trende tanıştığım Amerikalı gezgin gençler…ve de Venedik dönüşümüzde aynı müziği dinlediğim Carlos. Ülkeler farklıydı elbet. Diller dinlerse apayrı. Ama ortak olan bir şey vardı. Romeo’nun Juliet’ini öpmesi gibi sıcak,dudaklarına dökülen o zehir kadar gerçekçi.Gezgindi hepsi. Aynı ruh vardı herkeste: Evliya Çelebi ruhu. Devamı…
Sibel Tartut
—————————————————————————————————————————————-
Takım elbiseli adam, mavi ve yeşil
Bazı coğrafyalar, hayatlar ve duygular insanın kaleminden sonsuzluğa akar. İsviçre ve İtalya’nın gördüğüm her karesi, yaşadığım her anı yazılası, anlatılası ve yaşanası türden…
Fransa’dan İsviçre’ye gece otobüs yolculuğuyla geçtik. Yeni bir ülke görecek olmanın heyecanı ve etrafı keşfetme duygusuyla gece pek uyuyamadım. İsviçre’de gecenin bitimine yakın geçtiğimiz kasabalar, kentler ülkenin geneli hakkında hemen bir fikir oluşturdu kafamda. Alabildiğine uzanan yeşillikler içinde yolların kenarına intizamlı bir şekilde sıralanmış İkişer üçer katlı evler, bu ülkedeki doğanın ve şehir hayatın uyumunun ilk göstergesiydi. O saatlerde kimsecikler yoktu sokaklarda. Her yere baktığımda yeni toparlanıp temizlenmiş bir odanın düzenini hissettim. Otobandan Zürih’e doğru giderken doğayı seyretmekten sıkılmaya fırsat bulamadım. Devamı…
Zeyneb Betül Sarıyıldız / Ankara
—————————————————————————————————————————————–
Amy’siz bir Avrupa
Yollardayız yine, istikamet Floransa.
Brüksel, Paris, Zürih ve dün itibariyle Cenevre’yi geride bıraktık.
Gezi boyunca yağmur eşlik ediyor bize, hangi şehre gidersek yağmuru da beraberimizde getiriyoruz. Dün uzuuun bir otobüs yolculuğundan sonra Cenova’ya vardık. Normalde 4 saat sürmesi gereken yol, İsviçre’nin bitmek bilmeye tünellerinden birinde kaza olmasıyla, iki katına çıktı. Lakin muhteşem manzara, sisler arasındaki dağlar, yeşil panjurlu dantel perteli İsviçre evleri, gıdım ilerlemeyen trafikte top oynayarak eğlenen gençler, sigara içmek için inen ama yol açılıp da geride kalınca koşarak otobüse yetişmeye çalışan kaptanımız şemsettin abi sayesinde sıkılmaya vakit bulamadık on saate yakın süren otobüs yolculuğumuzda. Devamı…
Amber Güneysel / Kocaeli
—————————————————————————————————————————————–
İsviçre ve İtalya
Zürih Notları
Birazdan 33 km ile dünyanın en uzun tüneline gireceğiz. 12-13 yıl önce kamyon şöförü bir Türk kaza yapmış ve kamyon alev alınca tüneli içindeki ısı bin dereceyi bulmuş. Kaçamayanlar araçları içerisinde kavrulmuşlar ve yüzün üzerinde inşan vefat etmiş. Bunun tüneldeki havalandırma eksikliğinden kaynaklandığı anlaşılınca birkaç değişiklik yapılmış ve tünel ikiye ayrılmış. Şu anda 17 km ile yine dünyanın en uzun tüneli.
Tünelde gerçekleşen bu olaydan sonra İsviçreliler’de tünel fobisi olmuş. Hâlâ daha tünele giden yol üzerindeki dinlenme tesislerinin tuvalelerinde dahi “tünelden korkmayın” diye uyarılar var. Devamı..
——————————————————————————————————————————————
Cenevre’den Esintiler
Merhaba Sevgili Çelebiler,
Cenevre yolculuğumuzun son anlarını aşıyoruz şu an. Floransa yolundayız. Paris ve Zürih seyahatimizden sonra nihayet aidiyet duygusunu Cenevre’de hissedebildik.
Cenevre’de kaybolmayı başararak “Kayıp Çelebiler” listesine adımızı yazdırdık. Bir şehri keşfetmenin en güzel yolu da kaybolmakmış, bunu öğrendik. Şehre geç indiğimiz için karanlık sokaklar, sesiz caddeler ve denizden gelen sesler süsledi gecemizi. Esra (Esra Çağlar – kayseri), Sade (Sade Öztürk – Ankara), Metin (Metin Biçen – Mardin), Erbo (Erdal Boran – Iğdır) ve ben bütün sahili dolaştık ,sahilde gezerken tinercilere yakalandık. Korku nedir o an öğrendim aslında. Ama o olay bile gecemizin eğlencesi oldu aslında. Girdiğimiz bir kafede salsa partisi vardı. Şiir gibi akan İtalyan dili arasında, salsanın coşkusunu ruhumuza işledik. Devamı…
Sibel Tartut / Ankara
—————————————————————————————————————————————–
Pierid ve Voyager’ın Seyahat Notları
Türlü diller arasında, bol bol vücut diliyle geçirdik ilk günümüzü. Brüksel’e varınca yol yorgunluğu kayboldu, heyecan yerleşiverdi Çelebiler’in gözlerine. Farklı kökenlerin birlikteliğini gördük. Farklı dillerle nasıl anlaştıklarını gördük. Böylece başladık biz de ellerimizle kollarımızla anlaşmaya. Çikolata dükkanlarının bol kalorili vitrinlerini, yorgun çalışkan insanlarını hafızamıza katıp Brüksel’e hoşçakal dedik. Devamı…
Ayça Aydoğan & Uğur Aygün / Eskişehir
—————————————————————————————————————————————–
Üşüyorum Çok
Zürih’ten merhabalar herkese,
Uzun bir yolculuğumuzun ardından Zürih’teyiz. Türkiye’nin aksine soğuk ve yağmurlu bir hava ile kollarını açtı şehir bize. Bir saat sonra maceramız başlayacak ve 24 Çelebi 3. bir Avrupa şehrini fethedeceğiz.
Şehir turuna henüz başlamadığımız için Paris ve Brüksel gezimizden bir kaç satırı sizinle paylaşmak isterim. Belçika küçük bir kent, tıpkı Ege kıyılarına gizlenmiş sevimli bir sahil kenti gibi algıladı benim dünyam bu şehri. İnsanları neşeli, cıvıl cıvıl. Girdiğimiz bir kafede waffle yedik; fakat inanın bin pişman oldum yediğime. Devamı…
Sibel Tartut / Ankara
—————————————————————————————————————————————–
Merhaba Ruhu Çelebi Dostlar!
Sizlere Zürih’teki mis kokan odamızdaki bulutların üzerinden sesleniyorum. Şair burada yatak yorgan yastık takımını bulutlara benzetmiş. Öncelikle belirteyim buralar çok soğuk, öyle ki Türkiye’deki deniz kıyısı olan bir ilin Kasım-Aralık ayı soğukluğuna tekabül ediyor diyebiliriz. Ben de özellikle İtalya sevdasına kapılmış biri olarak minimum boyuttaki ince kıyafetlerimle buralara uyum sağlamaya çalışıyorum. Labella camdan karşıdaki midillileri seyrediyor şu anda. Devamı…
Ezgi Dilan Dibek / Antalya
—————————————————————————————————————————————-
Hep Anlatılırdı
Küçükken hep anlatılırdı; bir şehrin adı, yüreği, efsanesi, uzun soluklu hüzünlü melodisi. Evet bir şehir adı Paris. Sınırı olmayan engin bir deniz gibi. Şimdi o engin denizde küçük bir sandalla, akıp giden zamanın avuçlarında gitmekteyim sessizce.
Az kaldı.
Hem de çok az. Kalp atışlarım kopup, geldiğim diyarlardan öte bir başka çarpıyor şimdi. Duramıyorum anlatamıyorum. Çocukluğumun hayal dünyasına, evrenin, ulusların bilinç altına doğru giden yolda Paris’e gidiyorum işte. Devamı…
Erdal Boran / Iğdır
——————————————————————————————————————————————
Paris, Zürih, Brüksel
Brüksel’e doğru uçuyoruz ve her şey yolunda.
İnsanın farklı diyarlara göç edip farklı yerleri görebilmesi ne kadar güzel !
Sanki bu güne kadar karşılaşmamış ama birbirini bekleyen dostlar gibiyiz Avrupa sokaklarıyla. Eminim hayal ettiğimizden çok daha keyifli bir yolculuk bekliyor bizi. Devamı…
Cihan Calihan / İstanbul & Esra Çağlar / Kayseri
——————————————————————————————————————————————-
Yeşillikler Ülkesi
Merhaba Yeniden,
Veda ederken Zürih’e paylaşmak istedim son satırlarımı sizlerle.
Sıra sıra dağlar, yemyeşil yollar arasında ilerliyoruz şu an. Köpeğine şemsiye tutan yaşlı bir teyze takılıyor makinamın ucuna. Sislere bürünen bu şehir. Büyülü bir dünya burası, kartpostal gibi. Aşk gibi. Devamı…
Sibel Tartut / Ankara
——————————————————————————————————————————————–
Efee’nin Seyahat Günlüğü: Gitmek
Seyahat virüsünün vücuduma işlediği günden beri, bazen sorgularım içimdeki seyahat etme arzusunun sebebini: görülmemiş bir yeri görmek mi, farklı kültürlerle tanışmak mı, yeni insanlar mı yoksa bir yerden bir başka yere gitmek mi?
Çoğu zaman bu sorunun cevabının sadece “gitmek” olduğuna kanaat ederim. Seyir halinde olmanın verdiği özgürlük hissi. 25 Çağdaş Çelebi ve değerli ekibimizle yaptığımız da tam bu aslında. Seyir halinde olma hissini olabildiğince yaşamak. Devamı…
Özge Efe Aşçı / İzmir
——————————————————————————————————————————————-
Buzdan Şato İsviçre
Buzdan Şato İsviçre! Görmeden önce soğuk, resmi bir şehirdin gözümde. Oysa sokakların nasılda büyüleyiciliymiş!
Islatsa da yağmurun sırılsıklam, dondursa da soğunun o kadar güzelsin ki. Bugün sokaklara daldık Dilan’la (Ezgi Dilan Dibek – Antalya). O arada girdik, bu arada çıktık. Sonra çikolata düştü aklımıza. Sorduk soruşturduk bi yere geldik. Devamı…
Sevda Cam / Trabzon
——————————————————————————————————————————————–
Nirvana’nın Paris Günlüğü
Sevgilim,
Sana bunları dönüş yolunda yazıyorum. Bu seninle ilk karşılaşmamızdı. Ben seni ne zamandır düşlüyordum, bilmiyorum. Tek bildiğim kendimi bildim bileli aklımda olan seni görmeliydim, seni tanımalıydım. Sen bazen bir ihtiyaçtın benim için, bazen bir özlem, bazen yalnızca bir düş. Devamı…
Sade Öztürk / Ankara
———————————————————————————————————————————————
Labella’nın Paris Günlüğü
Fransızların ünlü French Onion Soup, Soğan Çorbası’nı geçtiğimiz kış öğrendim. Bu benim çok ilgimi çekti ve hemen tarifini araştırdım.
Eğer o an biri gelip bana sadece 4-5 ay sonra o çorbayı gidip yerinde içeceğimi söylese, buna hayatta inanmazdım. Devamı…
Zeynep Aslı Sevindi / Eskişehir
———————————————————————————————————————————————-
Paris’i Adımlıyorum, Öyleyse Varım
Dünya gezginleri merhaba. Yarışmaya “geziyorum öyleyse varım” başlıklı bir fotoğraf yazısı ile katılmıştım ve şimdi seyahatim için adımlıyorum.
Brüksel ve ardından Paris ile Avrupa’da kuzeyden güneye doğru yolculuğumuz devam ediyor. Paris’e vardığımız akşam Çoşkun Aral Hocamız’ın rehberliğinde Parisi keşfetmek üzere yollara düştük. Devamı…
Hasan Kasapoğlu / Bursa
—————————————————————————————————————————————————
Her Dilde Yaşamak Gerek
Rengimle çıkmıştım yola. 23 renk katıldı derken yanıma ve sonra 4 ana renk ve iki ara renk* daha…Sarıldık birbirimize ve düştük yollara…Türkiye’den çıktık yola…Aştık kilometreleri kavuştuk bulutlara; aştık bulutları, uyuyup uyandık farklı dildeki aynı dünyaya..
Hala aynıyız…Tüm savaşlara , ırk düşmanlıklarına, yobazlıklara, tüm toprak doyumsuzlarına rağmen. Devamı…
Ecem Horata / Balıkesir
————————————————————————————————————————————————–
Hayalimdeki Yolculuk’tan, Anılarımdaki Yolculuk’a
4-5 Temmuz
Yedek kulübesindeydim. Ankara’daki programa katıldığımda kazanan arkadaşlara ve bizimle ilgilenen herkese o kadar ısınmıştım ki artık hayalimdeki yolculuk bu grupla bir yolculuk yapma hayaline dönüştü. Herkesin anlatacak hikayesi vardı, bambaşka bir dünyası… Seyahat edilecek son güne kadar bekledim. Umutla mı umutsuzlukla mı bilmiyorum. Çünkü arkadaşlarımın hepsinin katılmasını istiyordum. Devamı…
Zeyneb Betül Sarıyıldız / Ankara
————————————————————————————————————————————————-
21/07/2011
Bir meydandayız insanlar var; kimi Fransızca konuşuyor, kimi İngilizce, kimi Almanca, kiminin dillerinin ismini bile bilmiyorum…
…ve çocuklar var, sarı saçları dalgalı, siyah tenleri, çocuk olan çocuklar, el ele tutuşmuşlar, meydanı sarkılara boğuyorlar. Devamı…
Sade Öztürk / Ankara

